Xbox Live’de en çok oynanlar

Mayıs 7th, 2008 admin Posted in Oyun Haberleri No Comments »


GTA IV’ün piyasaya çıkmasıyla değişen dengeler, Xbox Live’a da yansıdı. Son yayımlanan verilere göre GTA IV, zirvenin yeni sahibi olurken, Call of Duty 4′ü de geriye itmiş oldu. Liste şöyle sıralanmış:

01.GTA IV
02.Call of Duty 4
03.Halo 3
04.Guitar Hero III
05.Gears of War
06.Rock Band
07.Tom Clancy’s Rainbow Six® Vegas 2
08.Iron Man Demo
09.FIFA 08
10.Forza Motorsport 2

AddThis Social Bookmark Button

4×4 Evo 2

Mart 29th, 2008 admin Posted in Oyun Haberleri No Comments »

İşlek bir caddede yürürken yanınızdan geçen en hızlı şey olmasa da; en görkemli şey olabilir bir arazi aracı. Artık dağın taşın yanında kentte de lüks bir kullanıma sahip olmaları için özenile bezenile üretilen bu taşıtlar; giderek daha fazla ilgi odağı olabiliyorlar. Bu taşıtların gelişimini izlemek için Chevrolet veya Jeep’in on yıl önceki modellerini, bugünkü versiyonlarıyla karşılaştırmanız yeterli olacaktır. Eğer bu karşılaştırmayla uğraşmak istemiyorsanız ve bu araçlardan birine sahip olacak maddi gücünüz yoksa (olmaması gayet doğal) benim yaptığım gibi bir yerlerden 4×4 Evo 2′yi bulup, o bir türlü sahip olamadığınız “büyük oyuncaklar”dan birini kullanmanın “sanal” da olsa nasıl bir duygu olduğunu keşfedebilirsiniz.

Oyun tahmin edileceği üzere kısaca “cip” adıyla anılan 4 tekerlerkten çekişli arazi araçlarıyla yarışılan ve bir yolun rotasını takip etse de özünde açık arazide geçen bir yarış oyunu. Ancak en önemli noktayı hemen belirtmekte fayda var: Bu oyundan Need for Speed veya eğer Playstation’da oynama şansınız olduysa Gran Turismo türü oyunlardan bekleyeceğiniz “gerçekçiliği” beklemeyin. Neden mi?

Bunun nedeni bu oyunda arazi araçlarıyla yarışıyor olmanız değil; oyunun yapımcılarının oyunu bir simulasyondan çok, bir arcade oyun olarak geliştirmiş olmaları. Yani araç fizikleri, araçların kullanımı ve hakimiyeti gibi özellikler, gerçek fizik kurallarına ve doğaya çok bağlı değil. Hatta bazı yerlerde hiç bağlı değil. “Bu ne demek oluyor şimdi?” diye halen aklında sorular olanlar; örnek olarak Midtown Madness serisine bakabilirler. Bu oyunun özelliği, harika grafikleri ve geniş ve seçenekli (düz bir rota takip etmeyen, özgürce dolaşılabilen) parkurlarının yanında, gerçekçiliği düşük olan bir oyun olmasıydı. Yirmi metrelik bir itfaiye kamyonu ile rampalardan uçup, kamyona defalarca takla attırabiliyordunuz. 4 x4 Evo 2′de de bu kadar olmasa da, gerçekçiliği yok eden faktörler var. 2 tonluk bir Grand Cherokee ile bir kayaya çarptığınızda aracınızın “geri sektiğini” göreceksiniz. Evet, araç sekiyor. Evet, bir topun sektiği gibi (tabi o kadar vahim değil, korkmayın).

Yine çoğu sefer aracınızın olması gerektiğinden hafifmiş gibi davrandığını farkedebilirsiniz. Çünkü aracınız düz yolda sağa sola yalpalıyor bazen (veya ben gerçekten berbat kullanıyorum ama nedense Need for Speed’de olmuyor bu). Gerçi bunu yolların taş toprak dolu araziler olduğunu düşünerek açıklayabiliriz. Ancak yol kenarında bulunan bir ağaca, bir karavana veya bir uçağa (gerçekten bir track’te küçük bir havalanındaki bir hangarın içinden geçeceksiniz) çarptığınızda aracınızın aynı tepkiyle “geri sektiğini” göreceksiniz; bunun için bir açıklama bulmak zor.

Gerçek dışı olan bir başka özellik ise, aracınızı bir uçurumdan aşağı yollasanız bile, aracın üzerinde bir çizik bile olmayacak. “İsveç çeliğinden mi yapılmış bunlar?” derseniz; öyle bile olsa, araç uçarak yere çakılıyor. Kısaca oyunda “damage modelling” denilen ve “hasar modellemesi” diye çevirebileceğimiz sistem bulunmuyor. Yani malesef o kaymak gibi cilalı ciplerinizi yolda sağa sola çarpıp, köprülerden uçurarak “Acaba dağıldığında nası oluyo bu meret, hele dur bi bakayım” gibi bir merakınız varsa bunu gideremeyeceksiniz. Ancak bunun için yapımcıları suçlayamayız; zira aşağıda sayacağım büyük markaların hiçbiri onbinlerce dolarlık araçlarının paramparça görüntüleriyle dolu bir oyun yapılmasına razı olmamışlarsa bunu yadırgamamak gerek.
Şimdi gerçekçilik paranoyasını bir kenara bırakıp şu oyunun zevkine varalım. Çünkü bu nerden baksanız bir yarış oyunu ve bu oyunlar tamamen genç insanların egolarını tatmin etmeleri ve asla sahip olamayacakları araçlarla yarışıp, güzel zaman geçirmeleri için yapılır. Terminal Reality firması da bu amaçla hareket etmiş. Ve egosunu tatmin etme heveslisi olan bizlere:
Çok sayıda farklı yarış modu (quick race, time attack, free roam, career ve multiplayer)

AddThis Social Bookmark Button

Rainbowsix Vegas 2

Mart 29th, 2008 admin Posted in Oyun Haberleri No Comments »

Tom Clancy, gerçekten büyük bir isim. Oyun dünyasında bu ismi duymayan kesim yok denecek kadar azdır. Splinter Cell, Ghost Recon ve Rainbow Six gibi başarılı yapımlarla, hep gidilmemiş yerlere giden, yapılmaya cesaret edilemeyenleri yapan, düşünülmeyen zekilikteki kurguları tasarlayan bir isim… İlk Rainbow Six Vegas, isimdeki “Vegas” takısı itibariyle tepkiyle karşılaşan bir oyun olmasının yanında, oldukça beğenilen ve başarılı bir yapımdı. Başarının arkasındaki tecrübeli el Ubisoft Montreal, bu kez hikayeye farklı bir yönden tekrar başlayarak tamamlamayı hedefliyor.

Las Vegas’ın ışıkları göz kamaştırıyor

Vegas 2′nin hikayesi ilk oyuna paralel olarak işleniyor. Oyuna tekrar Vegas’ta başlıyoruz, ama bu kez farklı bir noktadayız ve ilk oyunda meydana gelen olayları araştırmak ilk önemli görevimiz. Söylenenlere göre, Vegas 2′nin ilerleyişi belli bir süreden sonra ilk oyunla birleşecek ve bu noktadan devam edip sonuca bağlanacak. Düşününce gayet mantıklı bir yöntem olduğunu anlamak zor değil. Amerika’nın ışıklı şehrini teröristlerden kurtarmak için bir nevi bu son şansımız olacak. Unreal Engine 3 ile geliştirilen Vegas 2, ilk oyuna nazaran daha etkileşimli bir çevreye sahip olacak. Bu kez sadece Casino ve eğlence kulüplerinde mekik dokumayacağız. Her ne kadar GRAW ile benzer yönleri olsa da Rainbow Six, GRAW gibi açık mekanlarda değil, daha çok kapalı mekanlarda geçiyor ve bu özelliğini yeni oyunda da devam ettirmesi büyük bir ihtimal.

Montreal stüdyosunun üzerinde yoğunlaştığı en önemli noktalardan biri, yapay zeka. Takımımıza daha detaylı emirler verebileceğiz. Oyundaki siper alma yöntemi ilk oyunla aynı. Üstelik ek olarak ilkinde olmayan hızlı koşma özelliği Vegas 2′de olacak. Yönetmekle yükümlü olduğumuz takımımızın hareket ve karar verme kabiliyetleri daha da gelişmiş olacak. Düşman yapay zekası da iyi olacağı gibi bu yön, bazı yeni ekipmanlarla desteklenecek. Özellikle bazı düşman askerlerin ekipmanları olarak ısı algılayıcıları ve gece görüş sistemleri bulunuyor. Tüm bunlar, sizin karanlık bir ortamda göremediğiniz düşmanın belki de sizi görmesini sağlayacak. Böylelikle yapay zekanın tamamıyla işlevsel olduğunu görebileceğiz. Aynı şekilde karşı taraftan bir sis bombası atıldığında, ısı algılayıcı cihazınızı açarak etrafta hareket eden tüm canlıları görebilir, böylece bombanın etkisini en aza indirmiş olursunuz. Buna ek olarak çevredeki bazı dayanıksız engeller ve ince yapılar kırılıp, parçalanabilecek, sonuç olarak her yapının arkasına saklanılamayacak.

Yapımcıların üzerine yoğunlaştığı bir diğer nokta ise, Co-op oynanış. İlk Vegas oyunu özellikle Xbox Live üzerinden oldukça yüksek bir ilgi ile karşılaşmıştı. Yapımcılar, ilk oyunda tek kişilik senaryonun ağır bastığını belirtirken, yeni oyunda Co-op oynanışın daha ön planda olacağından bahsediyorlar. Rainbow Six Vegas 2’nin tek kişilik senaryosu, Co-op olarak ta arkadaşlar arasında PSN ve Xbox Live üzerinden oynanabilecek ve aynı zamanda diyaloglara da izin verecek. Üstelik bölümler, Co-op oynanışa göre hazırlanıyor

Takımımıza daha detaylı emirler verebileceğiz. Oyundaki siper alma yöntemi ilk oyunla aynı. Üstelik ek olarak ilkinde olmayan hızlı koşma özelliği Vegas 2′de olacak.”

AddThis Social Bookmark Button

Virtua Fighter 5

Mart 25th, 2008 admin Posted in Oyun Haberleri No Comments »

Dojo idman sahası:
Herhangi bir karakter ile Command Training’de Time Attack modunu bitirin. Ardından VS modunda karakter seçim ekranında dövüşçülerinizi seçin; mızraksız Dojo sahası için iki defa yukarı ok tuşuna, mızraklı Dojo sahası için iki defa aşağı ok tuşuna basın.

AddThis Social Bookmark Button

Team Fortress 2

Mart 25th, 2008 admin Posted in Oyun Haberleri No Comments »

Bildiğiniz gibi Valve, Orange Box’ın çıkışına bir ay kala ön satışlarına başladı. Tabii bu arada önalımları yapanlara bir konuda söz vermişti. Önalım yapan herkese Team Fortress 2’nin beta testini yapabilme fırsatı sunmuştu. Bir günlük gecikmeyle de olsa sözünde durdu ve Team Fortress 2 Beta yayınlandı. Bu sayede de beta testini yapma fırsatı yakaladık.

Kısa bir tanıtım yapmak gerekirse, Team Fortress Classic adıyla tanıdığımız eski Half-Life modunun devamı niteliğindeki Team Fortress 2, online takım oyunu üzerine kurulu. Takımlardan herhangi birini seçtikten sonra, sizden dokuz farklı karakterden birini seçmeniz isteniyor. Pyro (Alev makinalı), Scout (Öncü), Heavy (Ağır makinalı), Sniper (Keskin Nişancı), Spy (Casus), Engineer (Mühendis), Demoman (Bombacı), Soldier (Asker) ve Medic (Doktor) isimleriyle bilinen karakterlerin her biri farklı yetenekleriyle takıma katkıda bulunuyor. Pyro, Alev makinesiyle ortalığı tutuşturuyor, Scout hızlı hareketleriyle vurulmasını engelliyor, Heavy ağır makineli silahıyla etrafa kurşun yağdırıyor, Sniper uzak mesafelerden etkili atışlar yapabiliyor, Spy düşmanın içine kadar sızıp saf dışı bırakıyor, Engineer yaptığı otomatik silahlarıyla düşmanın hızını kesiyor, Demoman bombalarıyla düşmana nefes aldırmıyor, Soldier bazukasıyla zor şeyler başarıyor ve Medic de arka planda takımını iyileştirerek destek oluyor.

Oyunun grafikleri, alıştığımız 3D gerçekçilik öğelerinin tam tersine, çizgi film dediğimiz türden görünümden oluşuyor. Pek çok kaplama, basit denilebilecek renklerden yapılmış. Bu sayede inanılmaz bir şekilde performans artışı sağlanmış. Eğer normal (gerçekçi gözüken) dokuların kullanıldığı bir oyun yapsalarmış, bizlere yeni bir bilgisayar alma yolu gözükecekmiş. Çizgi film tarzında olmasına rağmen, bu özellik, sadece dokularda kullanılmış. Yani poligonlarda herhangi bir kusur yok, hatta ışın, gölgelendirme, patlama vs. gibi efektler hiçbir unsur atlanmadan eklenmiş. Her şeye rağmen, birkaç basit grafik hatasını da yok sayamayız. Beta olmasına kabahat bulup umalım ki tam sürümü çıktığında veya yama ile sorunları çözebilsinler.

AddThis Social Bookmark Button

Driver Türkçe

Mart 22nd, 2008 admin Posted in Oyun Haberleri 3 Comments »

Driver Türkce 95 MB

alt

Game Information + Screens

http://www.gamespot.com/pc/driving/driver/

download linki yukarıda ama nasıl indirileceğini bende çözemedim indirebilen bi bi arkadaş olursa bizimle paylaşırsa sevinirim.

AddThis Social Bookmark Button

Daemon Vector

Mart 22nd, 2008 admin Posted in Oyun Haberleri No Comments »

Son zamanlarda ağız tadıyla oynayabileceğimiz aksiyon oyunlarının yokluğundan şikayet ediyoruz hepimiz. Hem çıkan aksiyon oyunu sayısı çok az, hem de çıkanlar içinde elle tutulabilecek oyunların sayısı. Bu sefer iyi bir aksiyon oyunu ile karşılaşmamız umudu ile takıyorum Daemon Vector DVDsini sürücüye.

Daemon Vector saf bir aksiyon oyunu, hatta türü biraz daha spesifik olarak ele alırsak bir beat-em-up. Bu oyun türünü bilmeyenler veya hatırlayamayanlar için sayacağımız eski baba beat-em-up oyunları Final Fight ve Cadillacs and Dinasoursun isimleri bilgilendirme için yeterli olacaktır sanırım.

Bu saydığım 2 oyunu oynamış olanlar bilir ki beat-em-up türü oyunlar oldukça eğlenceli ve insanlara joystick kırdıracak kadarheyecanlı oyunlardır. Zaten öyle olmasa, küçükken her gün jetonumuz bitince abi makine jeton yuttu diye yalan kıvırıp atariciye duygu sömürüsü yapmazdık. Neyse, konumuzdan fazla uzaklaşmayalım. Marco Polo zoru başararak Çine ulaşır. Onun bu başarısı birçok insanı etkiler ve bu insanlar da aldıkları bu gazla maceralara atılırlar. Gidenlerin geri dönmesi ile Avrupa Kara Ölümle tanışır. Avrupa en karanlık çağını yaşamaktadır. Ama kara ölümden daha eski ve daha ölümcül bir şey vardır

AddThis Social Bookmark Button

Desperados 2

Mart 22nd, 2008 admin Posted in Oyun Haberleri 1 Comment »

İyi kötü çirkin şaheserinden sonra bana aynı hissiyatı yaşatan ikinci şaheser Desperados: Wanted Dead Or Alive idi. Sözü geçtiği her ortamda hayranlığımı dile getirdiğim Desperados 1 halen daha yaptığım arşivin en gözde elemanlarından biridir. İlk oyunun herkesin dilinde olduğu zamanlar sadece güzel bir hayal olan Desperados 2 için klavyenin tuşlarına basmaktayım şuan. Nisan 2006 tarihli demo incelemesinde yazdığım duygular içerisinde miyim bilmiyorum. O an hissettiğim mutluluk duygusu yerini biraz hayal kırıklığın bıraktı gibi. Wanted Dead Or Alive’ı daha unutamamışken gayet normal bir devam oyunuyla karşılaşmak bunun tek nedeni. Desperados 2 konusundaki asıl görüşlerimi incelemeye saklayacağım. Ama demo incelemede karar kıldığım sonuç yüzünden vicdan azabı çekiyorum. Halbuki gayet nötr şeyler yazmıştım oyunun sonucuna… Neyse daha fazla uzatmadan oyunun incelemesine geçelim. Zaten oyuna verdiğim not görülüyor. Üzerine bir şey söylemeye gerek yok. Ama öff be Spellbound! Ne yaptınız güzelim oyuna?

İyi, kötü, çirkin ve Desperados

Cooper’s Revenge’in gayet klişe bir senaryosu var ama tabii aynı ilk oyunda olduğu gibi bölümleri geçtikçe dallanıp budaklanıyor. Aslında senaryonun öyle dudak uçuklatacak bir şey olmaması pek önemli değil açıkçası. Çünkü görevlerin eğlenceli olması bence senaryodan daha önce geliyor. Genelde bölüm başlarında bir ana görevimiz oluyor ve daha sonra değişik yan görevler ekleniyor. Bazen tamamen sessizlikle ilerlememiz ve kimseyi öldürmememiz gereken görevlerde mevcut. Yan görevleri bitirmeden bölümleri geçemiyoruz. İlla her şeyi eksiksiz yapmamız lazım. Bazı görevlerde tek bir karakter kaybı bütün bölümü baştan oynamamıza sebep oluyor. Bu yüzden sürekli save yapmanızı öneriyorum. Görevlerin zorluk dereceleri eskiye göre azaltılmış sanırım. Çünkü ilk oyunun ortalarına doğru karşımıza çıkan bölümlerde strateji belirlemekten başka çaremiz yoktu. Ama D2′de isabet ettirebilirsek bütün bölümü karşımıza geleni kurşuna dizerek geçebiliyoruz. O yüzden “oyun çok zordur boş ver” gibi bir düşünceniz olmasın. Zaten zordur diye vazgeçecek olan yine bir şekilde bir bölümde takılacaktır. Üçüncü bölümden sonra işler biraz sarpa sarmaya başlıyor benden söylemesi.

AddThis Social Bookmark Button

Driver

Mart 22nd, 2008 admin Posted in Oyun Haberleri 4 Comments »

Yapımcıları bu seriye devam etme mecburiyeti altında bırakan olay 2000 yılında Driver serisinin ilk oyununun piyasaya bomba gibi düşmesi ve birçok oyuncunun hayatla bağlantısını uzun süre kesmesiydi. O günün teknolojisine göre mükemmel bir oyundu Driver. Oyun tarzı, oynanış ve konu olarak oyun sektöründe yeni çığır açtığı gibi grafiksel anlamda da büyük yenilikler sunmuştu. Hepimiz uzun süre bu oyunun tadına doyamadık. Zaten çıktığı ilk bir kaç ay çoğumuz şoku atlatmış durumda değildik. O zamanlar GTA bu tarz oyunların atalığını yapmasına rağmen Driver’ın çıkışı ile sarsıldı. Bu sarsıcı oyundaki ana tema, Tanner adındaki sürüş yetenekleriyle sınır tanımayan şoförümüzün ona verilen işleri itina ile yapıp görevden göreve atlamasıydı.

O zamandan bu zamana çok ama çok uzun zaman geçti. Bu zaman dilimi arasına Driver 2 adında sadece adı oyun olan bir oyun karıştı ama onu pas geçiyorum. Tam 5 yıl sonra Tanner tekrar geri döndü. 2 yıl boyunca gündemden pek düşmeyen oyun, gerek barındırdığı şehirlerden birinin İstanbul olması, gerekse 2000 yılındaki efsanenin son oyunu olmasından daha çıkmadan hop oturup hop kalkmamıza neden oldu. Bir de buna ek olarak GTA serisinin son oyununa cevaben çıkacağı tahmin edildiği için sürekli hafızalarımızı yoğun bir şekilde meşgul etti. Neyse ki 18 Mart günü oyun piyasaya çıktı ve tüm merak edilen sorular cevabını buldu.

AddThis Social Bookmark Button

Soldier of Fortune Payback

Mart 22nd, 2008 admin Posted in Oyun Haberleri 5 Comments »

k Soldier of Fortune piyasaya sürüldüğünde yıl 2000di. Raven Software tarafından yapılan oyun Quake II grafik motoru olarak hazırlanmış ve oyun dünyasında kendisine oldukça iyi bir yer edinmişti. Oyunun 2002 yılında çıkan devam oyunu Soldier of Fortune 2: Double Helix ise Quake III Arena grafik motoru kullanılarak hazırlanmıştı. Bu ikinci oyun her ne kadar iyi olsa da ilk oyunun yanına yaklaşmaktan bir hayli uzaktı. Ancak SoF IInin çoklu oyuncu modu oldukça güzeldi ve sevenleri tarafından yıllarca oynandı. Bu iki oyunda paralı askerimiz John Mullinsin başından geçen olayları oynadık ve onunla bütünleştik (Sam Fisherdan sonra en sevdiğim oyun karakterlerinden birisidir, bu arada John Mullinsin gerçekten de bir paralı asker olduğunu ekleyeyim). İkinci oyunun ardından tam 5 yıl geçti, SoF adı yavaş yavaş unutulmaya başlamışken Activision bundan tam 2 ay önce Soldier of Fortune 3ün yapılmakta olduğunu duyurdu. Ancak oyunu ilk iki Soldier of Fortuneun yapımcısı Raven Software (sanırım onlar şu anda yeni Wolfenstein oyunu ile meşguller) yapmıyordu. Onların yerine Chaser ve Knights of the Temple II oyunlarıyla tanıdığımız Cauldron firması tarafından geliştiriliyordu ve oyunda John Mullinsin yer almayacağı açıklanmıştı. Tüm bu nedenlerle benim oyundan beklentilerim hayli azaldı. Nihayet oyun çıktı ve 2 gün gibi kısa bir sürede oyunu bitirdim. Peki bu oyun 5 yıl süren Soldier of Fortune hasretimi giderdi mi, gelin hep birlikte görelim.Konuyu Anlayan Birisi Varsa Bana Da Söylesin

Soldier of Fortune Paybackin konusunu açıkcası pek anlayabilmiş değilim. Çünkü her görevde ana konudan farklı görevler ile uğraşıyoruz. Yani oyunun konusunda bir bütünlük yok. Paybackte Thomas Mason adında aldatılmış paralı bir askeri yönetiyoruz ve tüm oyun boyunca Decker isimli bir bayan tarafından bize verilen görevleri yerine getirmeye ve teröristlerin kökünü kurutmaya çalışıyoruz. Konuyu pek anlayamadım dedim ama inanın oyunda anlanacak bir konu da yok, sadece görevleri yerine getirip düşmanları vurmaya çalışıyoruz. Zaten bu devirde FPS oyunlarından kim hikaye bekliyor ki, sadece eğlenceli bir şekilde karşımıza çıkan düşmanları yok edelim yeter düşüncesi var sanırım Cauldronun kafasında (bu düşünce bir 10 yıl öncesinde olabilirdi ama şu zamanda olmuyor). Yakın zamanda piyasaya çıkan Call of Duty 4: Modern Warfarein konu işlenişine bakın bir de bu oyununkine yazık gerçekten, başka söyleyecek bir söz bulamıyorum.

AddThis Social Bookmark Button